Sıkça sorulan sorular

Merak edilenler

Fizyoterapi süreci ve uygulamalar hakkında en sık sorulan sorular. Aradığınızı bulamazsanız iletişime geçebilirsiniz.

Bir fizyoterapi seansı, uygulanan yaklaşım kombinasyonuna (manuel terapi, klinik egzersizler, cihazlı uygulamalar vb.) bağlı olarak genellikle 45–60 dakika arasında sürer. Toplam seans sayısı ise durumunuzun akut veya kronik oluşuna ve bireysel yanıta göre değişir; kesin bir sayı baştan verilemez. İlk değerlendirmede klinik durumunuz analiz edilerek kişiye özel bir plan konuşulur.

El ve mikro cerrahi operasyonları sonrası başlama zamanı; uygulanan cerrahi tekniğe, onarılan tendon veya sinir dokusunun durumuna ve cerrahınızın protokolüne göre değişir. Genel yaklaşım, doku iyileşmesini gözeterek uygun en erken dönemde (bazen korumalı hareketler ve splintleme ile) sürece başlamaktır. Zamanlama her zaman hekim ve cerrahi ekibin yönlendirmesiyle belirlenir.

Kas-iskelet veya nörolojik durumlarınız için önceden bir hekim (ortopedi, nöroloji, fiziksel tıp vb.) tarafından konulmuş tanının ve MR/röntgen gibi tetkiklerin bulunması, rehabilitasyon sürecinin doğru yönlendirilmesi açısından değerlidir. Başvurunuzda mevcut tıbbi raporlarınız incelenir ve fonksiyonel bir fizyoterapi değerlendirmesi yapılır. Tanı koymak hekimin yetkisindedir.

Cerrahi öncesi dönemde kasların korunması ve eklem hareketliliğinin desteklenmesi, sonrası döneme uyumu kolaylaştırabilir. Cerrahi sonrası dönemde ise ödemin yönetimi, doku yapışıklıklarının önlenmesine yönelik yaklaşımlar ve cerrahın onardığı yapıyı gözeterek kademeli hareketin desteklenmesi önem taşır. Süreç, cerrahi ekiple koordineli ve hekim yönlendirmesiyle planlanır.

Standart pilates genel zindelik amaçlı yapılırken; klinik pilates, kişinin omurga sağlığı, duruş özellikleri veya mevcut durumu göz önünde bulundurularak fizyoterapist eşliğinde uygulanır. Hareketler bireysel değerlendirmeye göre modifiye edilir. Amaç, omurga stabilizasyonunu ve vücut farkındalığını desteklemektir.

Manuel terapi, dokuları zorlamak veya şiddetli ağrı oluşturmak için değil; kısıtlı eklem ve kas gruplarını anatomik sınırlar içinde rahatlatmaya yönelik uygulanır. İşlem sırasında hafif bir gerilme hissi olabilir. Fizyoterapist, uygulama boyunca doku yanıtınızı ve ağrı eşiğinizi gözeterek ilerler.

Bu yaklaşım dört temel bileşenden oluşur: manuel lenf drenajı, kompresyon (özel bandajlama), cilt bakımı ve lenfödem egzersizleri. Tek başına masaj veya yalnızca egzersiz genellikle yeterli olmaz; bu bütüncül yaklaşımla ödemin yönetilmesi hedeflenir. Süreç hekim yönlendirmesiyle planlanır.

Yüz felcinin özellikle erken (akut) döneminde gelişigüzel elektrik akımı uygulanması güncel literatürde rutin bir ilk tercih olarak önerilmez. Temel yaklaşım; yüz anatomisine uygun manuel teknikler, nöromüsküler yeniden eğitim egzersizleri, ayna terapisi ve kinezyolojik bantlamadır. Elektroterapi ancak belirli durumlarda, fizyoterapist değerlendirmesiyle ve hekim yönlendirmesiyle gündeme gelebilir.

İletişim sayfasındaki telefon numarasından ulaşabilir veya iletişim formunu doldurabilirsiniz. Size uygun bir zaman birlikte planlanır.